ANASAYFA » HAKKIMDA » HAKKIMDA

Hakkımda

    Merhaba!
 
  "Sen kimsin?" diye sorduklarında, ergen zamanlarımda dinlediğim ve daha sonra Mevlana sayesinde pekiştirdiğim bir Nasrettin Hoca fıkrası ile cevap vermek isterim:

 "Adamın biri Nasreddin Hoca’ya şu soruyu sormuş: “Kimsin?”, “Hiç” demiş Hoca, “Hiç kimseyim.”
Dudak bükülüp önemsenmediğini görünce, sormuş Hoca: “Sen kimsin?”
“Mutasarrıfım demiş adam, kabara kabara.
“Sonra ne olacaksın?” diye sormuş Nasreddin Hoca.
“Herhalde vali olurum” diye cevaplamış adam.
“Daha sonra?..” diye üstelemiş Hoca.
“Vezir” demiş adam. “Daha daha sonra ne olacaksın?”
“Bir ihtimal sadrazam olabilirim.”
“Peki ondan sonra?”
Artık makam kalmadığı için adam boynunu büküp “Hiiiç” demiş
“Daha niye kabarıyorsun be adam, demiş Hoca..
Ben şimdiden, senin yıllar sonra gelebileceğin makamdayım:  yani ‘hiçlik makamında’.
 
“İnsanların onca peşinden koştukları, dört elle sarıldıkları zenginliğin, iktidarın; hatta hayatın bile bir değeri varsa, o da bütün bu şeylerin fırlatılıp atılmasındaki zevktedir. Hiçlik makamı, asillerin makamıdır” diyor Tolstoy."
 
  Bunu belli zaman dilimlerinde anlamak imkânsızdır. Özelliklede ergenlik ve gençlik dönemlerinde, içinden çıkılamaz kimlik karmaşaları ve sorgulamalar buna izin vermez. Keşke dediğim belkide tek şeydir: bu zamanlarımda, birisi bana bunları doğru olarak anlatmış olsaydı da bu makama, hayat akıp gitmeden sahip olabilseydim, evet, ben bir hiçim, artık bunu gururla ve keyifle söyleyebiliyorum. Tam anlamıyla bu mertebeye ulaşamadığımı bilsem bile, en azından epey yol aldığımın farkındayım. Bu işleri yaparken, amacım, öncelikle kendi potansiyelimin beni nerelere kadar götüreceğini keşfetmekti. Daha sonraları gördüm ki potansiyelim elimi uzattığım her işte en iyisini yapmak gibi bir özellikle dolu. Yaptıkça daha iyisini yapabilirim diye hedefler edinmek ise başlı başına muhteşem. Bu neye benziyor biliyor musunuz: elinizde sanki tüm donanım var ve siz, istediğiniz zaman, istediğiniz yola girebiliyor, o yolda inanılmaz şeylerle karşılaştıkça gelişiminizi sürdürebiliyorsunuz. Keşifler, deneyimler, başarılar, başarısızlıklar... Diyeceksinizki, başarısızlık buraya uymadı, hayır, uydu, çünkü ben, başarısızlıklarım sayesinde daha iyisini yapmayı öğrendim! Başarısızlıklarım sayesinde araştırmayı, geliştirmeyi, bunları hayatın içinde kullanmayı öğrendim. Böylelikle, başarısızlıklarım da başarılara dönüşerek, beni mutlu etti. O yüzden seviyorum başarısızlıklarımı.
 
  2/10/1972 de Malatya'da doğdum. Babam memurdu; bu yüzden birçok farklı şehirde okudum. Öyle aman aman, isimli bir üniversite bitirmedim ama araya iki tane sıkıştırdım. Okuma ve öğrenme aşkı başka bir şey; sonradan konmuyor bünyeye, tabiatınızda olmalı. Bunlar yetmedi: yüksek lisans yapmak istedim; hadi, dedim, onu da usulüne uygun yapayım; yurtdışında olsun. Gittimde; içimde potansiyel var ya dürtüp duruyor beni her yerde. Yaptık o zamanlarda bir sürü etkinlik, sayfalar yetmez anlatmaya... Kim bilir, belki bir gün yazarım. O arada evlendim, harika bir hayat arkadaşım, muhteşem de bir oğlum oldu. Derken, hayat kimi zaman inişlerle, kimi zaman çıkışlarla aktı ama hep güzel aktı. Hakkımda başlığında dönüm noktamı anlattım.
 
  Asıl konu BEN  KİMİM? Ben Suna'yım; içinizden biri, belki biraz daha bir şeylerin farkında, belki biraz daha bakış açısı farklı, belki biraz daha resmin bütününü gören ve her seferinde "hiç" olmanın hakkını vermeye çalışan biri. Günümüz şartlarında artık her şey öyle basitki, hele de biraz imkânlarınız var ise bir kaç gün içinde manşetler ve kanalların gözde konuğu olmanız çok kolay. Öyle şartlarım, destekleyen abilerim, eniştelerim, ablalarım falan yok!.. Ben içinizden biriyim. Öğrendiğim her şeyi emek vererek, kimseyi kandırmadan, önce yaşayıp gören, sonra uygulayan ve sonuçlarından sonra, karar veren biriyim. Herkesin, her kesimden insanın, aynı şartlarda ulaşabildiği biriyim. Varsa yapabileceğim bir şey, herkese eşit şartlarda sunabilen... Herkesle aynı eşitlikte ilgilenen biriyim. Hayatım boyunca gösterişi sevmedim ve bu gösterişle insanların hayatlarını etkilemeye çalışmadım. Kendi çıkarlarım adına, kimsenin hayatındaki bir çakıl taşına bile zarar gelmesine izin vermedim. Beni bilenler bilir; sizde istediğiniz zaman her şeyi sorabilirsiniz. Önyargılarım yok, sizlerinde olmamasını arzu ederim. Amacım, yaptığım işlerin hakkını vermek. Bunlar için de başkaları gibi reklamları değil, başarılarımın ve dokunduğum hayatların örneklerini, abartmadan, olabildiğince doğal ve kişilerin izinleri sınırınca sizlerle paylaşıyorum. Eğer sunduğum hizmetlerden birine ihtiyacınız var ise baştan söyleyeyim: allı pullu reklamlarım ve kart hamili yakınımdır diyerek gittiğim ve referans olarak gösterdiğim kimselerim, yerlerim yok! O yüzden, öyle havalı reklamlı birini arıyorsanız, o, ben değilim. Ama aradığınız, sizi önemseyecek, size aldığı eğitimlerin tüm yansımalarını, hayattan edindiği tüm tecrübeleri ve işinin hakkı ile faydasını göreceğiniz, gereklerini yerine getirecek biri ise, o zaman doğru adrestesiniz. Branşlarımla ilgili her konuda sonuna kadar sizinleyim.
 
Saygılarımla,
Suna SU